Kayıtlar

Kan Transfüzyon Eşikleri

  Hemodinamik olarak stabil olan çoğu dahili ve cerrahi hasta için, kısıtlayıcı bir transfüzyon stratejisi (daha az kan verme; tipik olarak 7-8 g/dL gibi daha düşük bir hemoglobin seviyesinde transfüzyon yapma) önerilmektedir. Kanıtların tedaviye rehberlik etmek için yetersiz olduğu ve 7-8 g/dL eşiğinin kullanılmadığı başlıca istisnalar şunlardır: Semptomatik Hastalar: Belirtileri tedavi etmek amacıyla daha yüksek hemoglobin seviyelerinde transfüzyon yapılabilir. Akut Koroner Sendrom (AKS): Bu hastalar transfüzyon için daha yüksek eşik değerlere ihtiyaç duyabilir. Masif Transfüzyon Gereksinimi: Travma veya ciddi gastrointestinal kanama gibi durumlarda eşik bazlı transfüzyon uygun değildir. Hemoglobinin dengelenmesi ve sonuçların raporlanması zaman aldığı için; transfüzyon, hemoglobin değerinden ziyade tahmini kan kaybı ve hemodinamik duruma göre yönlendirilmelidir. Kronik Transfüzyona Bağımlı Anemiler: Orak hücreli anemi veya talasemi gibi durumlar. Belirli Şiddetli Trombosi...

Talasemi

Resim
    Talasemi       Mikrositer anemi, RDW normal, eritrosit sayısı artmış hastalarda düşün.Hemoglobin elektroforezi ile tanı konur.Eşlik eden Demir eksikliği varsa elektroforez istemeden önce demir replasmanı yapılmalıdır.   Beta Talasemi Taşıyıcılığı : yüksek Hgb A2 ve Hgb F   Alfa Talasemi Taşıyıcılığı : Hgb elektroforezi genellikle normaldir.              Beta Talasemi  Taşıyıcılığı Anemi genelde hafiftir(9-10) ,ama mikrositoz ağırdır (MCV 65-75) .%20 asemptomatik splenomegali görülebilir.  -demir testleri normal, RDW sıklıkla normaldir, hedef hücre sayısı fazladır. Eritrosit sayısı normal veya yüksek olabilir. Elektroforezde HbA2 artabilmekle beraber normal A2 düzeyi beta talasemi minör tanısını dışlamaz.    -Tedavisi yoktur.    Alfa Talasemi Taşıyıcılığı : Hgb 12-13 arası , MCV  80-85 (alfa talasemi taşıyıcılığı 1) , 65-75 (alfa talasemi taşıyıcılığı 2 ) , hgb elek...

Hasta Ötiroid Sendromu

Resim
     Bilinen herhangi bir tiroid hastalığı bulunmayıp kritik hastalığı olan vakalarda tiroid hormon seviyelerinde anormallikler saptanmaktadır. TDHS’nin kritik hastalardaki önemi, tablonun bu hastalarda prognostik önem taşımasıdır 3 . Buna ek olarak TDHS, hastaların yoğun bakım takibi sonrasında miyokard infarktüsü, kalp yetmezliği ve akut inme hastalarındaki kısa ve uzun dönem sağ kalımın da bağımsız bir prediktörüdür 4 . TDHS’de laboratuvar bulguları farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır (Tablo 1 ve 2 ).5 Hafif hastalıkta total T3 ve serbest T3 düşüklüğü ve bunun tam tersi şekilde rT3 yüksekliği olurken, daha ciddi tablolarda buna T4, serbest T4 ve TSH seviyelerindeki düşüş de eklenebilmektedir3,6,7. Ayrıca hem deneysel hayvan hem de klinik çalışmalar, TDHS sırasındaki doku TH konsantrasyonlarının serum düşük TH konsantrasyonlarını yansıtmadığını ve çalışılan organa ve hastalık türüne göre azalabileceğini, değişmeden kalabileceğini ve hatta artabileceğini göst...

Kaşıntı

Resim
 Kaşıntı bir çok sebep sonucu gelişebilir: ● Dermatolojik :  Kuruluk ,atopik dermatit, psöriazis,ürtiker,cilt enfeksiyonu gibi ● Sistemik :  KBH, karaciğer hastalığı,hematolojik ve lenfoproliferatif hastalıklar, malignite ve ilaç ilişkili kaşıntı ● Nörolojik : Santral veya periferik sinirler ile ilişkili kaşıntı olabilir ● Psikojenik : Bazı psikolojik tablolarda kaşıntı şikayeti olabilir.                                         ¶ Dermatolojik olmayan çok çeşitli bozukluklar yaygın kaşıntıya (generalize pruritus) neden olabilir. Örnekler arasında böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı, endokrin hastalıklar, malignite (kanser), enfeksiyonlar, sistemik romatizmal hastalıklar, nörolojik hastalıklar, psikiyatrik hastalıklar ve ilaç reaksiyonları yer alır. Primer Cilt Lezyonu Olmayan Generalize Kaşıntılı Hasta :   Böyle hastalarda  detaylı öykü gerekir. Öyküde sor...

Yorgunluk

Tüm Hastaların İlk Değerlendirmesi — Subakut veya kronik yorgunluk şikayetiyle başvuran hastanın ilk değerlendirmesi; kapsamlı bir tıbbi öykü ve fizik muayene, temel laboratuvar tetkikleri ve altta yatan spesifik bir nedene işaret edebilecek bulguları belirlemek için güncel kanser tarama müdahalelerini içerir. Medikal veya psikolojik bir duruma bağlı akut yorgunluğu olan hastada hiç -  minimal değerlendirme gerekir.  Eşlik eden semptomlar, belirli etiyolojilere (hastalık nedenlerine) işaret edebilir . Örneğin; horlama ve bölünmüş uyku tarif eden bir hastada uyku apnesinden, baş dönmesi ve halsizlik bildiren bir hastada anemiden, kronik yaygın kas ağrısı tarif eden bir hastada ise fibromiyaljiden şüphelenilir. Ateş varlığı altta yatan bir enfeksiyonu düşündürebilir; istenmeyen kilo kaybı ise gizli bir neoplazmı (tümörü) veya malignite (kanser) öyküsü olan hastalarda nükseden bir hastalığı gösterebilir. Yaşlı erişkinlerde yorgunluk, frailite (kırılganlık) sendromun...

Muhtelif Tablolarla İlgili Pratik Notlar

    1. Endokrinoloji ve Diyabet Cushing Taraması (1 mg DST): Saat 23:00'te 1 mg Deksametazon (2 adet 0.5 mg Dekort) içilir. Ertesi sabah 08:00-09:00 arası serum kortizol bakılır. (Kortizol < 1.8 µg/dL ise dışlanır). Yeni Tanı Genç Diyabet: Tip 1 DM ayırıcı tanısı için Anti-GAD, Anti-İnsülin, Anti-Adacık (ICA) antikorları ve rezervi görmek için C-peptid istenir. Gebede TSH Takibi: Doz değişikliği sonrası kontrol 1 ay sonra (4 hafta) yapılmalıdır (Dış dışı hastalarda 6-8 hafta). DHEAS Yüksekliği: PCOS, Cushing veya adrenal kaynaklı androjen üreten tümörler dışlanmalı. Prolaktin yüksekliği de eşlik edebilir. Akromegali Taraması: Klinik şüphede (terleme, el-ayak büyümesi) ilk istenecek test Somatomedin-C (IGF-1) 'dir. 2. Nefroloji ve Hipertansiyon ACEi/ARB ve Kreatinin: Başlangıca göre kreatininde <%30 artış kabul edilebilir, takip edilir. >%30 artış varsa ilaç kesilmelidir (Renal arter stenozu? Dehidratasyon?). Proteinüri Yönetimi: * 24 saatlik idrarda protein ...

Karaciğer Kistik Lezyonları

  Basit Kist  Ayırıcı Tanı — Basit kistin ayırıcı tanısı; müsinöz kistik neoplazm (invaziv karsinom eşlik etsin ya da etmesin), hepatik apse, nekrotik malign tümör, hemanjiyom ve hamartom gibi kistik görünüm sergileyebilen çeşitli hepatik lezyonları içerir.  Ayrım genellikle klinik tabloya (örneğin semptomların varlığına) ve radyolojik bulgulara dayanarak yapılabilir. Basit kistlerin boyutu genellikle sabit kalır ; kiste bağlı semptomların varlığı veya boyutun artması, lezyonun müsinöz kistik bir neoplazm (invaziv karsinomlu veya karsinomsuz) veya başka bir nadir kistik neoplazm açısından şüphe uyandırır.   Asemptomatik Hastalar — Karaciğerinde basit kist bulunan ve herhangi bir belirti (asemptomatik) göstermeyen hastalar için müdahale veya kist takibi amacıyla izlem görüntülemesi gerekmez . Sınırlı sayıdaki yayınlanmış veri ve klinik tecrübeler, semptom vermeyen basit kistlerin kötü huylu (malign) potansiyeli olmadığını göstermektedir. Eğer hastada k...